Çevreci Deniz Gümüşel, adli kontrol kararına itiraz etti

Haber: EMRE SERCAN İKE – Kamera: MEHMET MEHMETLİOĞLU

Akbelen’de ağaçların kesilmesine karşı direnirken gözaltına alınıp, adli kontrol kararı ile serbest bırakılan çevreci Deniz Gümüşel, hakkında verilen “Milas sınırları içine girmeme” kararına itiraz etti. Gümüşel, “Başka insanların mücadeleye katılmasını engellemeye çalışıyorlar. Ama Akbelen artık o sınırı aştı, korku duvarlarını aştı. Biz hala orman vasfını kaybetmemiş bu alanın madene tahsis edilmemesi için hem hukuki hem idari, hem de fiili olarak elimizden ne geliyorsa yapmaya devam edeceğiz” dedi.

Doğa aktivisti, çevre mühendisi Deniz Gümüşel; Muğla’nın Milas ilçesindeki Akbelen Ormanı’nda açılmak istenen kömür ocağına karşı İkizköylülerin doğa nöbetinin dördüncü gününde gözaltına alınmıştı.

Milas Sulh Ceza Hakimliği, Gümüşel hakkında; yurt dışına çıkış yasağı, haftada bir gün imza ve “Milas ilçe sınırlarına girmemek” şeklinde uygulanacak adli kontrol kararı ile serbest bırakılmıştı.

Gümüşel, avukatı aracılığı ile Milas Sulh Ceza Hakimliği’nin adli kontrol kararına itiraz etti. Gümüşel, adli kontrol kararının kaldırılmasını talep etti.

Deniz Gümüşel, Akbelen’de kurulan direniş alanında, ANKA Haber Ajansı’na şunları söyledi:

“Açıkçası bu, pek benzeri görülmemiş bir cezaymış. Hukukçu arkadaşlarımızın söylediği bu. Akbelen’deki dayanışmayı kırmaya çalışıyorlar. Tek tek savunucuları uzaklaştırarak, Akbelen’in direncini kıracaklarını düşünüyorlar. Ama böyle bir şey olmuyor. Buradaki mücadele devam ediyor.

Bana verilen ceza, tabii çok ciddi bir hak ihlali. Burası benim memleketim, kütüğümün olduğu yer. Ailem 25 yıl Milas’ta yaşadı. Ben de tüm yazlarımı burada geçirdim. Şimdi Bodrum’da oturuyorlar. Benim annemlere ulaşabilmem için, 75 yaşında iki yaşlı insanı ziyaret edebilmem için Milas sınırlarından geçmem gerekiyor. Milas’tan geçmeden, Bodrum’a nasıl ulaşacağımı bilmiyorum.

Dolayısıyla, hem buraya destek veren, bu mücadeleyi üstlenen insanları tek tek, birey birey cezalandırma yoluna gidiyorlar, özgürlüklerini kısıtlama yoluna gidiyorlar. Hem de bir gözdağı vererek, başka insanların mücadeleye katılmasını engellemeye çalışıyorlar. Ama Akbelen artık o sınırı aştı, korku duvarlarını aştı. Biz hala orman vasfını kaybetmemiş bu alanın madene tahsis edilmemesi için hem hukuki hem idari, hem de fiili olarak elimizden ne geliyorsa yapmaya devam edeceğiz. Belki ben uzakta, Ankara’da olacağım ama Akbelen için çalışmaya devam edeceğim.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x